11.08.2010

az çoktur 3


- ben hep çok kötü öğrenci oldum.
- film gibi konuşma bana...
- hayır, gerçekten derslerden bahsediyorum. hep kötü öğrenciydim. sen nasıldın bilmiyorum. sınavlar...
- insan dediğin sınav sever mi? ama sınavdan çakıyorsun, sonra geçiyor. bak bizde de geçmiş.
- hoca kaldırır, ilk soruyu sorar... ikinci gelir, cevaplardım ya da cevaplamazdım. ama hocaya derdim ki: beni yorma, ben de seni... üçüncüyü sorma, beni sırama gönder.
- ...
- bazen baştan sırana gönderilmeyi beklersin. köpek gibi üzülürsün, ama baştan kavilleşmişsindir. ben de şu anda öyle hissediyorum. bir sınav var ve hocaya dedim ki: beni azad et, kendini yorma, beni daha fazla üzme.

10.30.2010

az çoktur 2


diyarbakır - yaz 2010

10.28.2010

az çoktur 1


bir gün düşmüş, yolda yürürken.
43 yaşındaydı.
meseleyi açıklamak da bana düştü. dedim ki, 'beyninde bir pıhtı var, hepimize olabilecek bir şeymiş. bir ameliyat olacak ve geçecek. bi' ameliyat sadece'...
'tamam' dedi.
gerisini hiç merak etmedi.
ama doktor ne diyor: dört ay yaşar.
iki ay sonra ikinci ameliyatı olması gerekti. ur büyümüş. hepimiz...
yok söylemiyoruz hâlâ.
'tamam! dedi. nasıl itiraz etmiyordu hiç bir şeye.
üçüncü defa yine bir yerde yatarken bulduk, düşmüş yine. üçüncü ameliyat.
ama diyor ki, 'neden böyle oldu bülent? pıhtı geçiyor, sonra neden geri geliyor?'
dedik ki... ne dedik?
işte, yatağa düştü. artık bizi görmek istemiyordu.
son gün hastanede hepimiz vardık. o gün hâlâ ağzımızdan tek kelime çıkmış değil, bu hastalık ne?
söylemiyoruz hâlâ...
nefes aldı verdi.
son nefesini verir vermez kalktım, dayanamadım, suni teneffüs yaptım. olmadı.
kaybettik.
sonra hep düşündük; söylese miydik?..

10.06.2010

ben ayşe - on beş

- sen olmasan canııım, aah bu hayat çekilmeez.
- dede, ordaki sen kim?
- sensin ayşem!

4.22.2010

ayşegül sözlüğü - 6

açım değilim: aç değilim
tententele: kertenkele
uzum: uzun
abaca: acaba
dodama: dondurma
mesema: mesela

3.10.2010

صَهِپ اتَ فَكهر ال ضِن الِ


sahib'in iki oğlu neden yüz çevirdiler?
cana kıyan felekte her ikisinden eser yok!
o harp, darp, o işret meclisleri ile ay gibi güzel yüzlü köleler nerede?
o kıymetli elbiseler ve o zengin hazineler acaba ne oldu?
o askercesine hareketler, o bıyık burmaları acaba nerede?
o turna kırı güzel atlar, o doğan kuşlarıyla tantana,
o debdebe, o gürz, o ok atışlar ne oldu?

3.01.2010

bi' an - otuz üç


- adam zaten timur selçuk'la müzik teorisi çalışmış.
- kim ki?
- işte, bildiğin...
- yani?
- işte timur selçuk yok mu...
- kim o?
- şaka mı yapıyorsun?
- ...
- ...
- yapmıyorum.

2.25.2010

ben ayşe - on dört


annecim, kulağına bir şey söyliycem.
ben lazımlığa gitmiycem!

ayşegül sözlüğü - 5

sıka: kısa
tutak: kitap
çeçil: çekil
iptim: öptüm
popo: portakal
ne dedin beni: ne dedin bana (zamir tanrısı, buraya!)

2.19.2010

ezbere...


Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
Bilir bilmez geyikli gece yüzünden
(...)
Hiçbir şey umurumda değil diyorum
Aşktan ve umuttan başka
Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı
Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor
(...)
Bir bardak şarabı kendim için içiyorum
'Halbuki geyikli gece ormanda
Keskin mavi ve hışırtılı
Geyikli geceye geçiyorum'

Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum
T.U.

2.13.2010

bi' an - otuz iki

- kolay gelsin. ben harici hard disk istiyorum.
- tabii, 300 dolarlıkları var, 250'ye var, 200'e de var.
- aa. ama ben daha ucuz istiyorum.
- ama işte en ucuzu 150 dolar.
- siz beni bu harici hard disklerin yanına götürür müsünüz?
- ...
- aaa. ama ben bunlardan istemiyorum.
- ...
- ben lipstick istiyorum.
- lipstick mi?
- yok, yok, tamam. joystick arıyorum aslında.
- ...
- ben anlatamadım galiba. şu bilgisayarların yanına takılan parmak kadar şeyler var ya, onlardan istiyorum.

2.01.2010

ayşegül sözlüğü - 4


"ayşegül hapşırınca ben ona diyorum ki, 'çok yaşa', o da karşılık veriyor: 'sen de bak'.
ama n'apsın değil mi, o mevzu da insanın bir çırpıda söyleyiverdiğinden çok daha karışık, çok yaşamak, uzun yaşamak, diğerinin de onun kadar uzun yaşayıp -ondan önce ölmeyip- onun yaşadığını görmesi... filan...
işte kısaca sen de bak, deyip geçebiliriz buraları..."

1.30.2010

bi' an - otuz bir

"çok güzel cevaplarımız yoktu, ama çok güzel sorular sorabiliyorduk."

taksim meydan, kırmızı ışık yeşile dönerken...


1.27.2010

olsa ya...

soul kitchen'da şef yardımcısı, garson, olmadı dj olmak istiyorum.

o bıçağa sahip olmak istiyorum.

filmin değil, mutfağın...


1.16.2010

bi' an - otuz

bu şehirdeki solculara ne oldu?

bazısı öldü.
ölmeyenler "oldu".
bazıları sıcak yatak aldı.
kimisi halvet oldu.
kimisi çocuk yaptı.
kimisi asker kaçağı,
bazısı vicdan batağı.
bazıları akşamdan kaldı.
akşamdan kalmayanlar grip olmuştu.
bir türlü grip olamayanların "abi, işleri çok yoğun".
çalışmayanlar evde, battaniye altında.
battaniyesi olanlar hem de televizyon karşısında.
televizyonu olmayanlar gitmişler.
gitmeyenler küsmüşler.
küsmeyenler geç kalmışlar.

1.08.2010

bi' an - yirmi sekiz


- facebook'tan öğrendiğim yegâne şey ne biliyor musun?
- ...
- ö.... ölmüş.
- yalan!
- doğru!
- neden?
- bilmiyorum. geçen sene bu zamanlar ölmüş.

ben ayşe - on üç



kızın elinde bir plastikten leopar oyuncağı...
çocuğa sorar:
"ukkucum, mu ni?"
ukku, bilgelikle:
"kanguyu"!

1.03.2010

ben ayşe - on iki

şok!
şöhret a.k. nerede basıldı?

sahnelerin yakından tanıdığı ünlü isim n'aparken yakalandı?
a.k. "cici"sinin bulaşıklarını yıkarken görüntülendi.
a.k. "evet, ona akşam yemeğinde dana döşü sarması ve safranlı pilav yaptım. yanında da kırmızı şarap içtik. ohh, sefamız olsun" diye konuştu.

a.k. gazetecileri kapıdan kovarken, "bulaşık makinemiz bozulmuştu. değil tabağını,
ben onun her şeyini yıkarım bi' kere" dedi.

a.k. ile alemlerde "ukku" adıyla anılan dj sevgilisi, evlerinden geç saatte çıkıp eğlenmeye giderken görüldü.

12.17.2009

ayşegül sözlüğü - 3






"o
çuçuk
minim
cicim."

(peyy! eğlence başladı!)

11.24.2009

ayşegül sözlüğü - 2

mamam: tamam
acii: acı mı?
dudu: su
tüt: süt
oppa: tavşan
çeçil: çekil
çüçük: küçük
çıçaaak: sıcak mı?
kalkam: kalkayım
alâm: alayım
tert: ters