
yolda, belde, otobüste, trende, metroda, işyerinde, her türlü ortalık yerde, rahat rahat rimel sürme, sürme çekme, aynaya bakma, ve krem sürünmelerimin yolunu açan bu kadına...
salon geniş, odalar ferah...
yetkililer bu havaları, istediği ânı yeniden yaşamak isteyen kimseler için tatil ilân etti. tatil senede bir gün geçerli olacak ve herkes, bu havalarda eskiden ne yapıyorlarsa yapmakta serbest bırakılacak. sabah uyandığı andan itibaren havanın bu hava olduğunu hisseden her bir kişi, herhangi bir belge sunma zorunluluğu olmaksızın seçtiler:
- ne diyor bu şarkıda?Kürek kemiği, göğüs kafesi, omurga, kafatası, tırnak, bir ağız dolusu diş… Romatizma, bel ağrısı, kemik erimesi. Bol et. Bol kemik. Bol damar. Kilolarca bağırsak. İri göğüsler. Sarkık ciğerler. Ülser, halsizlik, ameliyat, kahkaha, tokat, küfür, tümör, meme, aşk, gözlük, kepek. İş bulur, borç alır, altına kaçırır, yalan söyler, sivilcesini patlatır, kaşınır, öğünür. Fotoğraf çektirir, kırlara koşar, kusar, öper, güler. Ot yer, hayvan yer, kaşınır, uyur. Üzülür, düşünür, korkar.
aslında dün ben önerdim onu. cokacayipseyleryiyenevarkadasimvar.blogspot.com'u. ama, haksızlık yapmaya gerek var mı? bizimevdecokacayipyiyecekleroluyor.blogspot.com sanki daha uygun. zaten sorun tek kişide değil. keşke öyle olsaydı.
çocukları sevmezdi, şimdi sevdiği en az iki tane var.




